ÖZ DİSİPLİN İLE ZİNCİRİ KIRMAMAK MÜMKÜN!

Günaydın!

Bana göre pandemi döneminin en zorlu yanı, “disiplin”di. Daha doğrusu, “Öz disiplin” kavramı. Yani, başkalarının bize ne yapacağımızı söylemesine gerek kalmadan, kendimizi kontrol edebilmemiz bir öz disiplindir. Eğer belirlediğimiz bir hedefi, başkalarının etkisi ya da zorlaması olmadan gerçekleştirebiliyorsak, bu da bizim “öz disiplin” e sahip olduğumuzu gösterir.

Kendimle mücadele…

Pandemi döneminin öncesinde hali hazırda gidip geldiğim bir işim ve online ders aldığım bir İngilizce kursum vardı. Bunların dışınca her hafta mutlaka içerik girmeye çalıştığım blogum ve hareketlendirmek istediğim bir Instagram hesabım vardı.

Ve bu yüzden hemen hemen her günüm planlı ve programlı geçerdi. Yani disiplin ile alakalı herhangi bir problemim yoktu. Ama pandemi ile beraber, önce home office olayına dönmemiz, dışarıdaki sosyal hayatın sona ermesi ve evde geçirdiğim saatlerin giderek artması beni “kendimle bir mücadele” içine soktu. İngilizce dersim için artık daha geniş bir zamana sahiptim. Üstelik, spor da yapabilirdim, hatta ertelediğim her şeyi yapabilirdim.

Öyle oldu mu dersiniz?

Elbette hayır. Çünkü geniş zamanı planlamak ve kendini disiplin altına almak kadar zor bir şey yok. Ama bunu gerçekleştirebiliyorsanız da sizden daha iyisi yok! Buna gerçekten inanın!

“Akış: Mutluluk Bilimi” kitabında şöyle bir cümle geçiyor; ” Bir insan kendi bilincini, “akışı mümkün olduğunca sık biçimde yaşayacak şekilde ” organize ettiğinde, hayat kalitesi kaçınılmaz olarak iyileşecektir. Çünkü, böyle durumlarda genelde iş hayatının sıkıcı rutinleri bile anlamlı ve haz verici olur. Akışta psişik enerjimizi kontrol ederiz ve yaptığımız her şey bilincimize düzen katar. ”

Burada bahsedilen, “kafamızın içini organize etmek” meselesi de ancak “dikkat” ile mümkün. Yani etrafımızdaki uyaranların da zihnimize hücum etmesini ve bizi asıl odaklanmamız gereken şeyden alıkoymasını istemiyorsak, önce o “uyaranları” ortadan kaldırmalı ve esas istediğimiz şeye karşı tüm “dikkatimizi” vermeliyiz.

Peki tüm bu bahsettiğim konulara nereden geldim?

Şöyle ki, her yıl aralık ayında, bir sonra yılda gerçekleştirmek üzere hedefler belirlerdim. Ocak ayının sonuna doğru ise bir kısmını bırakır ve sene sonunda çok azını gerçekleştirmiş olmanın üzüntüsünü yaşardım. Ve “zamanım yoktu, işler yoğundu, vaktim yetmiyordu” diye bahaneler üretip kendimi haklı çıkarmaya çalışırdım. Ama pandemi döneminde, tüm bunların kocaman bir yalan olduğunu ve kendimdeki en büyük eksikliğin “öz disiplin” olduğunu fark ettim. Ve artık bunun böyle devam etmeyeceğini, bir şeyleri toparlayıp yoluna koymam gerektiğini anladım.

ÖZ DİSİPLİN İÇİN NELER YAPTIM?

* İlk olarak, “alışkanlıklarımı” kontrol ettim. Bunlardan yanlış olanları, bana zarar verenleri eledim.

* Hedeflerimi gözden geçirdim. Esasında ne istediğimi düşündüm.

Kahverengi ahşap masada beyaz seramik kupa yanında beyaz kağıda yazı yazan beyaz kazaklı kişi

* Hedeflerim arasında ölçülebilir ve spesifik olanları bir kenara koyarak “anlamı/katkısı olmayanların ve vaktimi alanların” üzerini çizdim. Yani üzerinde durum değerlendirmesi yapabileceğim; haftalık, aylık ve yıllık olarak sonucunu gözlemleyebileceğim hedefleri seçtim.

* Bu çok az ama öz olan hedefleri birer cümle haline getirip, sevgili Barış Özcan’ın, “Zinciri Kırma” takvimine yazdım.

* Her gün bir minik parçasını gerçekleştireceğim o takvimdeki “zinciri kırmazsam”, yılın sonunda hedeflerimle alakalı o büyük resmi göreceğimi ve kendime karşı kazanacağım zaferleri düşündüm.

* Bu zaferlerin bana vereceğin hazzın, sonraki hedeflerimin üzerinde de olumlu etkiler bırakacağını düşündüm. Çünkü bir kere bir eylemden haz aldığınız zaman onu sürdürmek istersiniz. Harcayacağınız enerjinin buna değeceğini bilirsiniz.

uzay grisi iPhone 6 ve siyah kılıf tutan kişi

UYARANLAR

* Bir sonraki adımda “UYARANLARI yok ettim.” Yani beni hedefimden alıkoyan, vaktimi alan, daha doğrusu bana hayallerimi unutturan ne varsa sildim, yok ettim. ( Bu bazen toksik birkaç insan olur, bazen dikkatinizi dağıtan bir instagram hesabı olur bazen de Spotify listenizdeki sizi yok yere derde sokan hüzünlü bir şarkı olur…)

yoga yaparken kadının siluet fotoğrafçılığı

UYKU VE SPOR

* Ve UYKU elbette! Uyku ve öz disiplin kavramları birbiriyle oldukça yakın ilişkili kavramlar. Uykunun, sadece konsantrasyon açısından değil üstelik, ruh halimizden karar verme mekanizmamıza kadar birçok şeyi etkilediği de araştırmalarla ortaya konmuş. Bu yüzden uyku düzenimi yeniden gözden geçirdim. Ve uyumadan en az 6 saat önce kafeinli herhangi bir şey içmemeye karar verdim.

Spora devam…

* Bir de spor var. 2020 yılında sanırım edindiğim en güzel alışkanlık, ufak tefek aksatmalar olsa da uzun yürüyüşler ve pilates yapmak oldu. Bu alışkanlığımın sadece saat ve günlerini biraz daha düzene sokmaya çalışacağım. Ciddi anlamda faydasını gördüm çünkü. Spor sonrası salgılanan endorfin, dopamin ve serotonin hormonları hem daha iyi hissettiriyor hem de daha motive edici bir niteliğe sahip. Yani SPORA DEVAM!

Yani… Kısaca toparlamak gerekirse, pandemi döneminde eksikliğini fark ettiğim “Öz disiplin” kavramını kazanmak uzun bir liste yaptım. Bunların çoğu aslında zaten yapmam gereken şeylerdi. Ama dediğim gibi, bizi hedefimizden alıkoyan o kadar çok uyaranla meşgul oluyoruz ki… Yine de bir şeyleri toparlamak ve temiz bir sayfa açmak için kesinlikle geç değil. Hedefleri somutlaştırıp, günü tarihi netleştirdikten ve az biraz da uykudan, uyaranlardan ödün verdikten sonra her şey mümkün.

Umarım hedeflerimizi gerçekleştirdiğimiz bir yıl olur.

Bu arada, Barış Özcan’ın “Zinciri Kırmak” takvimini de buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Keyifli günler dilerim…

Sizi çok seviyorum!

More from tastimcemberimden

RÜYALAR ŞEHRİ, AŞK, SOSYAL MEDYA: EMILY IN PARIS

Düşlerini gerçekleştirmek için erkenden uyananlar burada mı?🌟 Buradaysa da değilse de günaydın!...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 1 =