Dört Kış Kitabı

 

” Ne oyun oynayan çocuklar vardı dışarıda ne de ekmeğinin derdine düşmüş bağırıp çağıran esnaflar . Hepsi kendi köşesine çekilmiş ve meydanı bu hoyrat yağmura bırakmışlardı . Rüzgar ise yağmurun yanı başında esaslı bir dost gibi beliriyordu ara sıra . Kah sararmış yaprakları dalından söküyor kah gizemli ve korkunç sesler çıkarıyor, kendi varlığını hatırlatıyordu adeta. ”

Yoo, öykü yazmıyorum arkadaşlar. Sadece bir haber verecektim de değişik bir giriş yapayım dedim. Şimdii, şurada kışa ne kaldı ki, diyenler burda mı ? Burada olduğunuzu farzedip daha fazla uzatmadan artık söylüyorum. ?

Hani uyumak daha bir güzel görünse de, mecburen lahana gibi kat kat giyinirek evden çıktığımız, döndüğümüzde ise çayı-kahveyi kaptığımız gibi pencere kenarlarına koştuğumuz, şarkılara , filmlere ve boş sokaklara daha bir anlam yüklediğimiz o buz gibi havalarda, ruhunuzu rehavet kaptırıp daha fazla yalnız hissetmeyin diye size ve kendime bir kitap listesi yaptım. Ve #4kışkitabı tagı ile de paylaşıyorum . Bunlardan birkaçı ‘ okunması şiddetle tavsiye olunur’ diye söylenen, ilk defa okuyacaklarım, birkaçı da tadı damağımda kalan ve bu yüzden ikinci defa okunacak olanlardan. İşte benim #4kışkitabı listem ;

Aziz Nesin: Ah Biz Eşekler
Orhan Pamuk : Kar
Ülkü Tamer : Tarihte Yaşanmamış Olaylar
Hüseyin Avni Dede : Sesim Çiviye Takıldı

 

Önümüzde uzun ve güzel bir kış var. Peki sizin #4kışkitabı ‘nız neler ?

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Comments

Seçkin Edalı
12 Aralık 2015 at 06:58

4. Serenad – Zülfü Livaneli
3. Ken Kesey – Guguk Kuşu
2. Hermann Hesse – Siddhartha
1. Soğuk Kahve – Ahmet Batman



Seçkin Edalı
19 Aralık 2015 at 05:49

Teşekkür ederim. Her zaman çok incesin. Yeni bir paylaşım var mı acaba diye bakıp kontrol ediyorum sık sık. 🙂 Küçükte olsa bir iz kalsın istedim. Başarılarının devamını diliyorum. ?



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Mucizeye Komşu Olmak

21 Kasım 2015