SADECE YAŞAMAK

Merhaba!

Bu sefer çok farklı bir kitapla buradayım.

“Yaşamak”

Açıkçası bu kitabın hem konusu hem de anlatım dili bana en çok şu soruyu sordurdu: “Şu zamana kadar nasıl olur da hiç Uzak Doğu Edebiyatı okumadım?”

Yazarın, bir yaşam öyküsünü çok süslü kelimelere ve uzun betimlemelere hiç ihtiyaç duymadan bu kadar içten bu kadar güçlü anlatması bence büyük bir yetenek.

 “Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla…”

Hiçbirimiz dünyaya gelmek gibi bir talebin unsuru değiliz. Tıpkı Fugui gibi… Çin’de oldukça varlıklı bir ailenin tek erkek çocuğu olarak doğan Fugui, tüm parasını genelev ve kumarhanelerde  har vurup harman savurarak yaşayan şımarık bir karakterdir. Yarını düşünmeden yaşayan Fugui, bir gün kumar masasında toprak zengini ailesinin tüm servetini kaybeder. Bir süre sonra, bu büyük kaybın ardından biraz da olsa toparlanır ve yoksul fakat dürüst bir çiftçi olarak ailesiyle birlikte hayatına devam eder.

Ülke hem politik hem de ekonomik açıdan zor bir dönemden geçmektedir. Yaşanan Kültür Devrimi, ülkede tepeden tırnağa her şeyi değiştirmiştir. İç savaşın yaşandığı dönemde Fugui, hastalanan annesi için doktor çağırmaya çıktığı esnada ordu tarafından askere alınır ve evine ancak yıllar sonra döner. Bu esnada birçok şey değişmiştir. Annesi ölmüş, kızı Fengxia o yokken geçirdiği bir havale ile dilsiz kalmış, oğlu Youqing okul çağına gelmiş ve karısı Jiazhen da biraz daha yaşlanmıştır. Ülkeleri ise öncekinden çok daha yoksul bir hale gelmiştir.

Hayat, giderek daha onurlu ve sakin bir adam haline gelen Fugui’nin önüne kattığı her şeyi alıp götürmektedir. Geçen her yılda biraz daha eksilen Fugui, yürek burkan kırk senenin içinde oğlunu, kızını, karısını, damadını ve torununu trajik bir şekilde kaybeder. Ve sonunda yaşlı bir öküz ile tek başına kalır.

Yitirdiği her şey, onu her defasında biraz daha değiştirip dönüştürmüş ve bilge bir adam haline getirmiştir.

Fugui’nin, hayatının son çeyreğinde yoldan geçen bir hikaye toplayıcısına anlattığı hikayesi her ne kadar ölümlerle dolu olsa da aslında “yaşamak” kavramını çok iyi anlatan bir hayat öyküsü.

Esas Kahraman : Yu Hua

Son olarak kitapta ipleri eline almış bir yazar hissetmiyorsunuz. Yazar tüm gücünü Fugui’ye vermiş gibi. Daha önce, kitabında kendi sesini bu kadar kısabilen başka bir yazar görmedim açıkçası. Bu yüzden Fugui kadar, yazarın kendisi de benim için bir kahraman diyebilirim. Yazar hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. Bu arada bu kitap ilk olarak 2016 yılında basılmış ve basıldığı yıl yasaklanmış. Ve yazarın yine en az “Yaşamak” kadar iddialı olan ” Kanını Satan Adam” kitabı da bir kaç önce çıkmış. Listeye tabi ki ekledim 🙂

Teşekkürler Jaguar

Bu kitapla birlikte Jaguar yayınlarını da tanımış oldum.  Ve açıkçası hepimizin bildiği popüler yayınevlerinden farklı olarak bünyesinde oldukça çok farklı yazarlara yer veren bir yapıya sahip olması beni çok sevindirdi. Ve sanırım bundan sonra Jaguar’ın web sitesini sık sık ziyaret edeceğim.

Kitabı okurken aklımdan hep Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” şiiri geçip durdu. Onu da şuracığa iliştirip iyi okumalar diliyorum.

Sevgiler…

“ Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
“Yaşadım” diyebilmen için… ”

 

 

More from tastimcemberimden

Anlamalıydın

Anlamalıydım gittiğini Çünkü, o vakit , şekilsizdi bulutlar . Azdı sayıları ve...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nineteen − 5 =