HAYATI ROMANTİZE ETMEK ÜZERİNE

Selam,

Dikkanizi çekti mi bilmiyorum ama, sosyal medya platformlarının görsel odaklı yapısı, bizleri neredeyse farkına varmadan  estetik kaygının içine çekiyor. Hangi mecrada içerik üretiyor olursak olalım, paylaştığımız her şey artık yalnızca bir anı değil; üzerine düşünülmüş, süslenmiş bir “sahne” gibi.

Zamanla bu sahneler, gerçeğin önüne geçmeye başlıyor. O kadar ki, filtrelenmiş versiyonlarımız, yaşadığımız hayatın kendisinden daha cazip hale geliyor. Pinterest panoları, lifestyle bloglar derken; ilhamla değil, bir tür taklitle yeni bir yaşam biçimi inşa ediyoruz.

Farkında olarak ya da farkında bile olmadan, hayatlarımızı başkalarının izlemesi için düzenlenmiş birer gösteriye dönüştürüyoruz.

Geçtiğimiz günlerde tam da bu düşünceleri odağına alan bir podcast bölümü yayımladım. Bu bölümde, hayatı romantize etme halimizin ardında bastırmaya çalıştığımız duygulara, kaoslara ve yalnızlıklara bakıyoruz. Versailles Sarayı’nın altın yaldızlı aynalarından Gatsby’nin ışıklı partilerine, Dorian Gray’in portresinden Marie Antoinette’in oyuncak köyüne uzanan bir anlatıyla, estetize edilmiş hayatların içten içe nasıl çürüyebileceğini konuşuyoruz.

🎧 Bölümü dinlemek için tıklayabilirsiniz.

Kategoriler: KEŞİF
tastimcemberimden

Yazan:tastimcemberimden Yazarın tüm gönderileri

Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Bir cevap bırakın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Çerez Notları

Web sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz bundan memnun olduğunuzu varsayacağız.