Maslow: Olmazsa olmazlar’ı Ve Olmasa da olurlar’ı Sıralamak

Selam!

İnsan ne tuhaf bir canlı. Bazen uyumak için sadece uykusunun gelmesi yeterli. Yani öyle çok yorulmasına gerek yoktur. Bazen de yorulur yorulur ama kafasının içindeki seslerden dolayı bir türlü uyuyamaz. Ve ikinci durum şuan ki halimi anlatıyor.

Evet, uyuyamıyorum, hem de yorgunluktan ölürken! Bir yandan okul bir yandan ajans, blog, konferans hatta ıvır zıvır dediğim diğer ufak işler bile, şimdi bir kar topu gibi yuvarlanarak büyüyor ve üstüme üstüme geliyor. Üstelik tüm bunların böyle arap saçına dönmesinin tek suçlusu da benim. Bir yerde birşeyi atladım ya da unuttum, biliyorum. Bu yüzden yaşadığım şu son iki hafta resmen bir kaos gibi. Sürekli bir yorgunluk hali, aynı anda bir sürü şeyi düşünüp hangisinden başlayacağımı bilememe, düzensiz uyku ve maalesef düzensiz beslenme… Ve böyle bakınca bu, domino taşlarından birinin kıpırdamasıyla hepsinin yıkılmasına benziyor.

Şimdi dert yanmaya devam etsem bu böyle uzar gider, biliyorum. Bu yüzden, bir yerden başlamak lazım. Meselaa… Mesela Maslow! Aslında iletişimcilerin nefret ettiği, işletmecilerin ise zorunlu tutulduğu bu piramide ben de öyle büyük bir sempati duymuyorum hatta kendisiyle alakalı çok komik bir hikayem var. Ama benim de “Olmazsa olmazlarım”ı ya da “Olmasa da olur” dediğim ne varsa bir sıraya dizmem lazım.

Şimdi şuraya bir tane ekleyelim.

 

Gördüğünüz gibi, Maslow’a göre ihtiyaçlar piramitteki gibi, 5 seviyeden oluşuyor. En önemlisi, piramitte kocaman yer kaplayan fizyolojik yani beslenmek gibi hayatta kalmamızı sağlayacak ihtiyaçlar. Ve ben işte bu ilk aşamaya eksik başladım! ( Bu yüzden de bir eksiklik diğerlerinin de eksik olmasına sebep oldu belki de) İkinci seviye ise güvende olma ihtiyacı, üçüncü seviye sosyalleşme ve aidiyet, dördüncü seviye ise saygınlık kazanma ve en üst seviye de kişinin kendini gerçekleştirmesi ile son buluyor.

Kısacası, tüm planların balıkçı teknelerindeki misinalar gibi birbirine girmemesini istiyorsam ( ki çok istiyorum ) bu piramide ihtiyacım var. O zaman adım adım yazıyorum.

♢ Sağlıklı besinler tüketmeye özen göstermeli, daha çok su içmeliyim.

♢ Artık gün içinde kendimi fazla yormamalı, erken uyumalıyım. Geceden ziyade sabah saatlerini değerlendirmeliyim. (Gece uykusu önemli! ) Hem ne diyor Robin Sharma;

Erken kalkmak kendinize verebileceğiniz bir armağandır.

♢ Günün hatta haftanın kaosa dönüşmemesi için güzel bir “2016 ajandası” almalıyım. Ve gün içi notlar koymalıyım.  Böylece işler aksamayacak, içim daha rahat olacak.

♢ Raydan çıkan ne varsa adım adım yola koymalıyım (hepsini aynı anda değil )

Gerisi gelecek böylelikle,inanıyorum. Vee ilk iş ajandayla başlıyorum ben. Ha, bir de bolca dua ve teşekkür !

Keyifle kalın ✌?

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Comments

29 Kasım 2015 at 15:31

Aslında herkesin böyle bir hiyerarşi listesi çıkarması lazım kendine göre. Ama senin de belirttiğin gibi, başarılı insanların hayat hikayelerine baktığımızda çok erken kalktıklarını ve günlük egzersiz yaptıklarını görüyoruz… Güzel bir yazı olmuş, eline sağlık…



ucuzduzen
4 Aralık 2015 at 12:11

Kesinlikle ve günün bereketli olması adına da mutlaka erken başlanmalı güne! Teşekkürler hocam 🙂



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir