FİLTRELER, RUH HALLERİMİZ VE BAZI GÜZEL UYGULAMALAR

Selam!

Tatilden sonraki ilk iki güne notum on üzerinden on! Çünkü bu tatil çok kıvamında geçti. (Son gün dışında! Çünkü hava değişimi ve koşturmaca gece yarısı serum yememe sebep oldu. Ama şuan gayet iyiyim. )

Ne diyordum, hah, tam kıvamındaydı her şey… Bu koca dokuz günde gökyüzünün ve denizin mavisine, ardındaki yeşile, kitapların sarı sayfalarına gerçekten doydum! Ve bunu bol bol story atarak sizlerle de paylaştım.

Ama bugün bahsetmek istediğim konu aslında tatil değil. Tatil boyunca paylaştığım fotoğraflar ve bunlarda kullandığım filtreler!

Malum, sosyal medyada fotoğraf ya da video paylaşırken çoğunlukla filtre kullanıyoruz. Çünkü filtrelerin ruh halimizi daha iyi yansıttığını düşünüyoruz. Anılarımızı daha parlak ve ya soluk görmek hoşumuza gidiyor. Yani işin özü her halükarda filtre kullanmak iyi hissettiriyor.

Ve ara ara “Hangi filtreyi kullanıyorsun? Ya da doğal halini kullansan…” gibi mesajlar geliyor. Ben de bu yüzden hem filtrelerle ilgili fikirlerimi hem de sevdiğim bazı uygulamaları paylaşmak istedim.

Biliyorsunuz, ilk zamanlar sadece profilimizde kalıcı olarak paylaştığımız içeriklere özen gösterip filtreler eklerken, şimdi storyler daha ön planda olduğu için ona da zaman harcayıp rengiyle, çıkartmasıyla ve hatta üzerine eklediğimiz gifleriyle bile ayrı uğraşıyoruz.

VSCO’yu Seviyorum Mesela !

Hal böyleyken çıkan fotoğraf uygulamaları da bu ihtiyaca göre kendini yeniledi. Mesela, SparkPost ve Canva bu konuda benim favori uygulamalarım! Çünkü Vsco ve Snapseed’de rengini ayarladığım görselleri storyde paylaşacaksam Canva ve Spark Post buna uygun boyutlandırıyor fotoğrafımı. Yani sığacak mı taşacak mı derdi olmuyor hiç. Bir de bunların video versiyonları var.

#Nofilter’ı  Sevmiyorum !

Buraya kadar her şey gayet normal. Ama bir de filtrelere karşı olan bir kesim var.  #Nofilter cilerden bahsediyorum.  Doğallığın en büyük farklılık olduğuna elbette inanıyorum. Ve bence bu makyajla, saçlarının boyalı olmasıyla ya da fotoğraflara koyduğun filtrelerle ölçülemez. Çünkü filtreler aslında görüneni karşımızdaki insanlara daha iyi yansıtabilmek için var. Yani hissettiğimizi siyahi tonları arttırarak ya da tozpembeye daha fazla bulayarak ifade edeceğimizi düşünüyoruz. Bu açıdan bakıldığında filtreler samimi bence!

Ve eleştirilmesi çok yersiz. Sonuçta hepimizin aklına kazınan o muhteşem film ve belgesellerin de hemen her sahnesi binlerce renk paletinden geçiriyor.  Her sahne üzerine eklenen ton ile bizde bambaşka hisler uyandırıyor.

İşin özü eklediğimiz filtreler geri dönüp baktığımızda fotoğrafladığımız anı bize hissettirebiliyorsa , filtreler güzeldir bence! Gerisi klişe!


Sık Kullandığım Fotoğraf Uygulamaları Ve Filtreler

Kesinlikle ilk sıra VSCO’nun. ( Vintage bir hava vermek isterseniz P5 tam size göre! Ama canlı renkleri seviyorsanız da A6 gayet iyi )

İkinci sırayıı PicsArt’a veriyorum. Çünkü fotoğraflarıma çıkartma eklemeyi seviyorum!

Üçüncü sırada da Spark Post ve Canva var. Bu iki uygulamayı markanız için de kullanabilirsiniz. Çünkü hem fotoğrafın kalitesini düşürmeden düzenleyebiliyor hem istediğiniz mecraya göre boyutlandırabiliyor hem de logonuzu ekleyip PNG şeklinde de kaydedebiliyorsunuz!

Ve son olarak Snapseed! Fotoğraflarla normalin üzerinde haşır neşirseniz yani işiniz fotoğrafçılıksa Snapseed tam size göre! Fotoğrafı açtıktan sonra araçlar kısmında o kadar çok seçenek var ki, bu formatta daha kullanışlı başka bir uygulama var mı bilmiyorum.

Benim sevdiğim fotoğraf uygulamaları bunlar. Peki ya siz neler kullanıyorsunuz?

 

Sevgiler 🦋

More from tastimcemberimden

Anti-Ütopik bir Roman : 1984

Enerjisini kıştan alanlara selam olsun ! ✌ Ben, güne uzun zamandır okumak...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

19 − 16 =