IHLAMUR EVRESİ Mİ ? BELKİ…

Merhaba

Ne kendi hikayemize adapte olabiliyoruz, ne de başkalarınınkine dahil. Her iki tarafa da yarım yamalak dokunup, sonra binbir kırgınlıkla yüzümüze gözümüze bulaştırıp geri çekiliyoruz.

Bir defasında Yeditepe İstanbul dizisinde, Yusuf şöyle diyordu Önem’e, “Kimse kendi hikayesini sevmiyor.”  Doğru ya da yanlış bilemem. Ama sırf güzel bir hikayem olsun diye ve bunun için hiç vakit kaybetmeyeyim diye, güne herkesten önce başlıyorum. Bu nasıl bir evre bilmiyorum. Ihlamur evresi mi? Belki…🌾

Şu zamana kadar yaşadığım her şey, uzak bir hatıra gibi geliyor. Ne ilkokul ne lise ne de mahalleden herhangi biriyle aynı şehirdeyim. Öncemi bilen, bu yüzden bir sonraki hamlemi de kestirebilen çoğu insandan uzaktayım. 🌾 Sevdiğim insanların en güzel ya da en acı haberlerini hep uzaktayken aldım, yetişemedim. İçim çok dolduğunda eve gelip, anahtarı fırlatıp kapının ağzında ağladığım zamanlar oldu. Güzel bir haberin verdiği sevinci tek başıma yaşayıp, günün sonunda buruk bir tebessümle dizlerimi karnıma çekip, kendimi sıkıca sararak öyle uykuya daldığım günler de… 

Hepsi de geçti, geçiyor hala. Benden eksilterek ve bazen bana ekleyerek… Hayatın, mizah anlayışı gibi merhametini gösterip, ruhlarımızı terbiye etme biçimi de çok farklı. Ne yalnız hissediyorum ne de çok kalabalık. Kendimle iki kişi olmuş gibiyim. 

Hayatın yüzüne bak…

Buna rağmen hayatın yüzüne bakmayı ihmal etmiyorum. Çünkü, öyle diyordu Virginia. 

“ Hayatın yüzüne bak.

Ne olduğunu bilebilmek için, 

sonunu bilebilmek için, onu olduğu gibi sevebilmek için..” 

İşte, böyle yakalar gibi saçlarından, tutup yüzüme çevirir gibi yüzünü, hayatın gözlerinin içine bakıyorum. Sevecek, öpecek bir yerini arıyorum… Ararken bazen yoruluyorum. Ama hayatın ne kadar yüce bir armağan olduğunu hatırlıyorum her defasında. Aldıklarına kızıyorum bazen, ama verdiklerine de hep teşekkür ediyorum. 

Nasıl evre bu,  bilmiyorum. Belki bir arayış belki bir varoluş sıkıntısı… Bilmiyorum…

Tek bildiğim, ayaktayım, rüzgarla sağa sola savrulsam da köklerim sıkı sıkıya bağlı toprağa. Yaşamaktan kopmuyorum ve korkmuyorum.

Özlediklerimi yeniden görebilmek ve düşlerimi gerçekleştirmekten başka talebim yok. 

Sevgiler…

Tags from the story
, ,
More from tastimcemberimden

Öyle Çelimsiz ve Beceriksiz

Demiştim ki; ” Ben hayatımda ilk kez bir kitabı okumaya korkuyorum. Şu...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

15 + 3 =