BU KIZI YENİDEN BÜYÜTMELİ Mİ?

Merhaba…
Bir şarkı …
En can acıtmayan haliyle dilimde…
Dün, günün en erken saatinde, henüz herkes uykusundayken yatağımdan kaldırdı. Bir şarkı…

Hayat hakkında söylenebilenecek belki de en doğru cümleleri vardı…

Zaten, Sezen ne zaman yanıldı? …

Kendini seçemiyorsun
Bırakıp kaçamıyorsun
Yazmadığın bir hikayede
Uzun yada kısa vadede
Az biraz keşfediyorsun.
Öteki olabilmeyi
Yerine koyabilmeyi,
Geride durabilmeyi öğreniyorsun…

Şimdi dönüp baktığımda geriye, her bir cümlesine o kadar hak veriyorum ki. Ne kendimi seçebildim ne de canımı sıktığında onu oracıkta bırakıp kaçabildim.

Ben, bendim işte. Zayıflıklarımla, üstesinden gelebildiklerimle, heyecanlandıklarımla, korktuklarımla, istediklerimle ve geride bıraktıklarımla…
Geride bırakmayı beceremediklerimle…

Ben…

Bendim işte.
Beğensem de beğenmesem de…
Ya da birileri beğense de beğenmese de…
Ben onunla yürüyorum bu yolu…

Ve birkaç gün önce, o yolda, yine onunla, bir yaş daha aldım. Hani bazen, zaman geçince ve bir takım olaylar yaşayınca çok değiştiğimizi iddia ederiz ya… Bir dahakine daha temkinli yaklaşma olayından bahsediyorum. Ben buna inanmıyorum. Aslında aynıyız, sadece bazen elimizdeki kalkanların arkasına saklıyoruz kendimizi…. Yaşamın sunduğu ve bizi deli gibi heyecanlandıran her yeni şeyin acemisiyiz. Savunmasızız … Tecrübe denilen şey, bizi çok fazla heyecanlandırmayan olaylarda işe yarıyor.

Bak bunu öğrenebilmişim 🙂

Zaten bunun dışında hayattan aldığım öyle çok büyük bir ders yok. Ki, dünya bize anlatıldığı halinden çok daha başka ve üzerine kesin cümleler kurmanın imkansız olduğu bir şey… Üstelik, onu sıra dışı yapan tam da bu.

Şimdi, hayatın karşımıza çıkardığı ve bizi heyecanlandıran her yeni şeyin acemisi olduğumuzu düşünerek, bu şarkının devamına bakacak olursak…

Bu kızı yeniden büyütmek, değirmenlerde öğütmek ya da kor ateşlerde yürütmek ne kadar mantıklı?

Bence hiç…

O zaman merhaba yeni yaşım.

Merhaba yapacağım tüm hatalar
Merhaba yenik düşeceğim şeyler
Merhaba hayatıma dahil olacağından habersiz olduğum canlı cansız herşey
Merhaba “böyle olacağını tahmin edemedim” diyeceğim acemiliklerim, “Kahretsin” diyeceğim talihsizliklerim…
Merhaba, sebebini şuan kestiremediğim kocaman gülüşlerim,
bir köşede gizlice ağlayışlarım…
Merhaba, ihtiyacım olduğu anda gidenlerim,
Mucize gibi bir anda belirenlerim…
Hepinize…
Hepinize merhaba…🌾

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir