Bazen Kaybolabiliyoruz…

Günaydın ☕️

Günler nasıl da bir kaç gün içinde sıcaklığını kaybetti, değil mi? Hemen hemen hiç ipucu vermeden yaptı bunu. Sıcaklığın o bunaltan havasında uyuşmuşken bir anda kendimize getirdi bizi.

Garip bir aydınlanma yaşadım dün akşam.

Bazen istediğimiz şey için o kadar çok ve o kadar yıpratıcı bir şekilde çalışıyoruz ki, ne için çabaladığımızı “onun uğruna verdiğimiz mücadelenin içindeyken” bile unutabiliyoruz.

Ya da bir şekilde bilincimizi kaybediyoruz.

Sanırım bunun sebebi şu: İstediğimiz noktaya henüz varamadığımız için yolun uzadıkça uzadığını düşünüyor ve kafamızı “bizi asıl hedefimizden uzaklaştıran” ve “bizimle pek alakası olmayan yollara” çeviriyoruz.

Sonra da “sırf kafamızı oyalasın” ve “zaman geçsin” diye “oyalandığımız o şeylerin arasında” önce “kendimizi kaybediyor” ve sonrasında sıkılıyoruz. Ve birileri bizi silkeleyip kendimize getirmeyene kadar nasıl bir şeyin içinde olduğumuzu fark edemiyoruz.

Ama sanırım bu da hayata dahil…

Yani bazen kaybolabiliriz ve bu da yolda olmanın hatta büyümenin bir parçası.

Ve nasıl ki, bir kitabı “bazı bölümlerini atlayarak” anlamak mümkün değilse, hayatımızda da aynı şey geçerli. Sevmesek de, istemesek de, sıkılsak da tüm bölümleri atlamadan yaşamamız gerekiyor.

Yoksa yaşadığımız hayat nasıl anlamlı olur ki…

Senin esas düşün ne?

Bugün Çarşamba yani haftanın tam ortasındayız. Ve lütfen bugün bir kaç dakikalığına da olsa durun, derin bir nefes alın, ve kendinize şunları sorun:

Benim esas düşüm ne?
Ve onun için mi buradayım?
Onun için neler yapıyorum?
Şu an yaptığım işler, düşündüklerim, her şey… o çok istediğim şey için mi?
Yoksa o çok istediğim şey için girdiğim yolda, yol çok uzun diye kendi mi kaybettim?

Hayat eskisinden çok daha fazla oyalıyor bizi, kulak tıkamamız gereken sesler çok daha fazla. O yüzden bugün karşınıza çıkan bu yazıyı; yolu kaybettiğinizi sandığınız anda karşınıza çıkan bir yol levhası gibi düşünün.

Umarım…

Umarım, unuttuğunuzu sandığınız çok güzel bir şeyi hatırlarsınız bugün.

Umarım başkalarını memnun etmek için kendi yolunuzdan sapmayı bırakırsınız bugün.

Umarım sırf sevdiğiniz şeyleri yapıyorsunuz diye sizi hor gören insanların yanında kalmayı reddedersiniz bugün.

Umarım, sırf birilerinin gözüne girmek için kendinizi küçültmezsiniz ve umarım bunun yerine sevdiğiniz işlere efor harcar ve bir kartopu gibi büyürsünüz.

Sizi seviyorum, görüşmek üzere! 🧡

More from tastimcemberimden

BİR ÖMRÜN TAMAMINDAN DAHA ANLAMLI 24 SAAT

Günaydın… Bayram tatilinde, yoldayken Zweig’ı okumuş ve hemen ardından iki kitabını daha...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

11 + 9 =