Günaydın🤎
Bugün biraz içimi dökmek istiyorum. Hayatımın belki de en çok şeffaf olabilme cesareti gösterdiğim alanındayım. Burada olmak o güzel ki…🍂🪄
Şunu düşündüm bu sabah, aslında çok şey düşündüm. 🙂
İnsan, kalbini kötü şeylere daha çabuk ikna ediyor. Keşke aynı çabukluk iyi şeyler için de geçerli olsaymış.
“Bu yıl, hayatımın en güzel yılı olacak” dedikten sonra sevdiğim bazı kişilerin ciddi hastalıklarının haberini aldım.
32 yaşımda anne ve babamın boşanma kararıyla sarsıldım. Mükemmel bir evlilikleri olmasa da her şey yolunda gibiydi çünkü.
Annemin ağzından ilk kez, gündelik işlerinin dışında bir cümle duydum. “Kendimi öldürmek istiyorum.” Bu cümle çok korkuttu beni, yeniden 7 yaşında bir çocuk olup “annem ölürse ben ne yaparım? “diye düşündüğümü hatırlıyorum.
İşten çıkarıldım.
Sevdiğim birinin ölüm haberini aldım.
Çok çalıştığım bir sınava, psikolojik olarak iyi hissetmediğim için giremedim. Yani aslında tüm yıl boyunca çalıştığım sınavı, üst üste gelen bu kötü durumlara emanet ettim.
Bir süre çok ama çok üzüldüm.
Ama bir sabah uyanıp bir cesaretle ya da ne olduğunu bilmediğim bir duyguyla, yatağın kenarında ağlama maratonumda biriktirdiğim ıslak peçeteleri toplayıp çöpe attım. Ve hesapta olmadan yaşanan ve beni yaşamımdan alıkoyan o şeyleri bir kaç dakikalığına da olsa kendi başına bırakıp, “bu yıl için hedeflediğim neler vardı?” diye yazdıklarıma baktım.
Önce çok komik geldi. O anki çabamı Titanik filminde gemi batarken müzisyenlerin hala müziğine devam etmesine benzettim.
Ve sonra listemde yer alan şeylerden bazılarına başladım. İki minik online eğitim aldım. Okuma ve izleme listemdekilere iştahla giriştim. Faydadan ziyade kafamı dağıttığını düşündüm çünkü.
Daha önce aldığım ama dünyayı kurtarmakla meşgul olduğum için bakamadığım, Ayça hocanın modüllerine başladım.
Sonra evin dışında nefes almak için, nihayet dışarı çıktım. (Böyle bunalımlı zamanlarda küçük zaferlerin önemini görmezden gelmeyelim🍂 )
Şimdi her şey yolunda değil ama ben bir süreliğine farklı yerlere sapsam da yine bir şekilde yoluma girdim.
Demek istediğim, sorunlar var, var olmaya da devam edecek. Ama ne yaşanırsa yaşansın, belki kocaman belki de bir kelebeğinki kadar kısa olup olmadığını bilmediğimiz ömrümüzü yaşadığımız kötü olaylara emanet etmemeliyiz. Çünkü bir tane yaşam var elimizde ve bu çok kıymetli bence.
Nasıl bir süreçten geçiyorsunuz ya da umudunuzu kıran neler yaşadınız, neleri kaybettiniz ya da kaybetme korkusu yaşadınız bilmiyorum ama umarım bu yazı yalnız olmadığını hissettirir ve size sımsıkı sarılır.
Sizi çok ama çok seviyorum, bir sonraki yazıda görüşmek üzere🤎