YENİ OLASILIKLARIN HEYECANI

Selam☕️

Az önce doktora mülakatından çıktım. Ve sanırım güzel geçti, iyi hissediyorum.

Mülakattan çıkınca aklıma bazı şeyler geldi. Asla geçmez dediğim şeyler…

Biliyor musunuz, eskiden geleceğimi, işimi, okulumu düşününce kaygılanırdım, korkardım. Ama kabus gibi başlayan şu son iki üç yıl, daha sonra benim için içsel bir yolculuğa dönüştü ve beni de dönüştürdü.

O süreçte;

İşimden ayrıldım.
Bazı insanlar çıktı hayatımdan.
Kolay atlatacağımı düşündüğüm bazı şeyleri çok zor atlattım.
Maddi sıkıntılar yaşadım.
Bu ve diğer kaygılarım uykularımı elimden aldı, uyuyamadım.
Bu yüzden de anksiyete ilaçları kullanmaya başladım.
Uzun bir süreliğine hem sosyal medya hesaplarımı hem de kendimi kapattım.
Ağladım.
Korktum.
Kaygılandım.
Üzüldüm.

Ama hep derim ya, “duyguları ertelememek lazım” diye. Yasımı zamanında tuttum. Herkese kapımı kapattığımda önce her yer karanlık gelmişti ama gözüm karanlığa alışınca bir başka bir kapının aralandığını gördüm. İşte o benim kendi içime doğru yaptığım yolculuktaki çıkış kapımdı.

Ben oradan çıktım. Ve şimdi “geleceğe dair duyduğum endişe” yerini “yeni olasılıkların heyecanına bırakıyor. Zaman sihirli bir şey ve ben çok iyi hissediyorum✨

Lütfen kaygılandığınızda, üzüldüğünüzde saklamayın, onu yaşayın. Ki vadesi dolunca hemen çekip gitsin. Bunlar çok can acıtıyor çok çirkin ama yaşamın bir parçası.

Ve bugün rastladığım, çok sevdiğim bir cümleyi sizin için buraya bırakıyorum. Umarım hayata başka bir açıdan bakmanıza sebep olur.

“Bazen karanlık bir yerdeyken gömüldüğünü düşünürsün. Aslında ekilmişsindir…”

Herkese harika bir hafta sonu diliyorum! 🧡

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir