GÜZEL BİR FİLM: YE, DUA ET, SEV !

Size harika bir film önerisiyle geldim! Böyle, nasıl desem… Sıcak çikolata kıvamında…

Gerek verdiği mesajlar, gerek hissetirdikleri olsun benim için çok ama çok özel olan ve başrolünde Julia Roberts’ın oynadığı film “Ye, Dua et, Sev!

eat pray love ile ilgili görsel sonucu

Biliyoruz ki, hiç kimse hayatın konforlu alanlarından dışarı çıkmak istemez. Evlilik de güvenli bir evin, eşin ve büyük bir ailenin bir çeşit ‘yongası’ olabilir. Ancak bir gün gelir ve her şey bitebilir. Tıpkı başrolümüz Liz’in hayatında olduğu gibi.

eat pray love pasta ile ilgili görsel sonucu

Eşinden acılı şekilde boşanan Liz, ‘kendini bulmak’ için bir yolculuğa gider. Başlarda Sezen Aksu’nun da dediği gibi, ‘yedi cihan dolandım/ bana mısın demiyor’ durumu yaşanıyor. Ancak sonrasında işler değişiyor. İtalya, Hindistan ve Bali’ye olan yolculuklar yapıyor. Üç ülke ve üç dinamik: “Ye, Dua et, Sev.” ✨

Kendime dair birçok ize rastladığım filmde, Liz’in boşluğa düştüğü anlar,cevabını aradığı sorular,sevdiği insana korkudan sevdiğini söyleyemediği an,Tanrı’ya dua ettiği sahneler o kadar gerçekçiydi ki, çok etkilendim. 🍁

Özetle, film bir kadının kendini yeniden yaratma hikayesi. İnsanların ne kadar boş şeyler için üzüldüğünü saçma sapan şeylerle vakit harcadığını gerçek bir kurtuluş hikayesi. 

Kesinlikle izlenmeye değer bence. Umarım siz de izlerken keyif alırsınız. 😋

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir