BİR SAMİMİ HİKAYE YETER ASLINDA…

Processed with VSCO with a5 preset

Günaydın! 🧡

Saat şu an tam olarak 06:45. Muhtemelen siz bu yazıyı okuduğunuzda ben kahvemi içmiş, planladıklarımın bir kısmını çoktan halletmiş olacağım. Ne de olsaaaa “Erken kalkan yol alır.” 😋 Bu cümleye aşığım resmen! Hele bir de havalar soğuksa! Günün bütün enerjisi ve büyüsü o saatlere saklanmış gibi geliyor hep. Kaçırmak ister miyim? Asla! 

İşte tam da böyle bir sabahın içindeyim. Enerjik ve büyülü! Güzel bir müzik eşliğinde kocaman bir kupada kahvemi yapıp doğrudan bloğun başına geçtim. Çünkü anlatmak istediğim bazı şeyler var. 

Hatırlarsanız, son postta blogumla alakalı daha özenli ve istikrarlı davranmaya çalışacağımdan bahsetmiştim. Bunun sebebi aslında bu aralar okuduğum kitaplar,  kendimce yaptığım gözlemler ve araştırmalar. Ve hepsinde ortak olan şey hep şu oldu:

“HİKAYE”

Evet hikaye. Bir şeyin, hafızamıza kazınmasında en çok payı olan etken, bir hikayesinin olması. Ve bu, sürekli okunmasını takip edilmesini istediğimiz bloglarımız için de geçerli. Tabi ağlar, milyonlarca blogger ile doluyken “İyi bir hikayem var ama beni bu karmaşada kim farkedecek” diyebilirsiniz. Ama emin olun, bloglar, iyi bir hikayesi, sağlam bir inancı ve sürekliliği olan herkese mutlaka şans veriyor. Bunu uzun zamandır takip ettiğim birçok blogda gördüm. 

Mesela instagramda kadın giyimi üzerine olan butik sayfaları, sadece sattıkları ürünlerin görselini ve fiyatını paylaşıp geri çekilmiyor artık. Aynı zamanda hayatlarından kesitler paylaşarak insanlara bir hikaye sunuyor ve bu şekilde takipçilerine hem güven veriyor hem de onların daha fazla akıllarında yer ediniyorlar. Ve bunu sadece butikler değil hemen hemen birçok sayfa yapıyor. Çünkü hepsi de blogların uzun süreli ve samimi ilişkilerin platformu olduğunun farkında. Ki zaten ajansların bangır bangır, “Marka Hikayesi” diye bağırmasının sebebi de bu aslında. İnsanlar hikayesi olanı daha çok kabullenir, tanımaya çalışır. 

Tabi ortaya sadece bir hikaye koyup ondan dev etkiler yaratmasını beklemek imkansız bir şey. Bazen uzun bir süre istenilen etki yaratılamayabiliyor. Bazen hiç bir içeriğe tek bir yorum dahi gelmeyebiliyor. Çünkü içerik üretmek gerçekten zor. Ve üstelik bu zorlayınca hiç olmayan bir şey. 

PEKİ NE YAPMALI?

Üretmeye devam! Her defasında biraz daha kendimizi bularak, o mecraya daha fazla konumlandırarak. Ve bu şekilde bloğumuzla birlikte büyüdüğümüzü hissedeceğiz. Çünkü bence, elinde bir hikaye varsa ve  o hikaye ile kendini konumlandırıp samimiyetini ortaya koyabiliyorsan, sana inanan ve seni merak eden özel bir kitle oluşuyor. Sonra onlarla uzun soluklu bir ilişki başlıyor. Ve süreklilik gösterildiği sürece devamı mutlaka geliyor. 

Yani işin özü bloglarda önemli olan hikaye!

Hikaye ile birlikte ne lazım? Onları da şöyle sıralıyorum ve hazırlanmak üzere kaçıyorum artık✨

✨Kendini tanı

✨Hikayeni bul

✨En uygun olduğun mecrayı iyi araştır

✨O mecrada kendini konumlandır

✨Samimi ol

✨Sürekli ol

✨Hep üret!

İşte bu kadar! 

Sevgiler…

More from tastimcemberimden

Başka Bir Açıdan ‘Selfie’

Selfie çılgınlığını duymayan denemeyen kalmadı. Avrupa’da yılın kelimesi seçilirken, bizimkiler de ‘Acaba...
Read More

2 Comments

  • Bir hikayesinin olması değil mi. Asıl mesele hikayemizin olması.. Ve biz çok başarılıyız bizim gerçek bir hikayemiz, buna bağlı kaygılarımız var, hep de olacak. Ah benim çiçeğim en güzeli için yılmadan devam etmeye. 💪🏻

    • Aynen öyle! Tüm çabamız güzel bir hikayemiz olsun diye 🙂 Ve evet, kaygılarımız da hep olacak, çünkü hayat bu! Çok seviyorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 5 =