Günaydın! Gün aydın! Bak, gün, kış güneşiyle aydın!
Umarım çok sevildiğiniz, nazlı tebessümünüzün kenarına tatlı tatlı buselerin konulduğu bir günün sabahındasınızdır. Değil misiniz, olsun. Toplayın peçeteleri yatağın dibinden, atın bütün birikenlerle birlikte çöpe. Bugün sizin gününüz olsun. Hem, uzun ve güzel bir kış var önümüzde. Bunu bir kere de olsa, kendimize yetebildiğimiz ve sadece başkalarının değil, kendi nazımıza da katlanabildiğimiz, kendimizi dinleyebildiğimiz zamanların mevsimine dönüştürsek, ha? Daha güzel olmaz mı? Bence deneyelim.
Hadi bugün, tam bir kış gününün hakkını vererek, şehrin sokaklarına atalım ve bir sinema filmiyle ödüllendirelim kendimizi. Biliyorum, bayat vizyon filmlerinden ve film izlemek için film festivallerini beklemekten sıkılıp usandınız. Ama bu sefer başka. Bu sefer filminiz bağımsız film, mekanınız ise ruh halinizi en iyi anlayacak yer, Beyoğlu Sineması. O da çok yalnızdı, onca insanı ağırlayan salonunda üç beş kişiyle kalmıştı. Ama şimdi o, tüm film severlere, bir sürü bağımsız filmi anlaşmalı olduğu salonlarında izleme şansı veren, Başka Sinemayla kurduğu dostluk sayesinde yaralarını sarıyor. Hadi biz de bugün, salonlarını doldurarak Pera’nın yanaklarına bir buse konduralım ve gönlünü alalım.
O zaman giyinip giyinip çıkalım sokağa. Bakalım, seanslarda bugün neler var?
Gün bizim ✌