TELAŞIM EKTEDİR !

Merhaba! 

Çok klişe biliyorum ama yine de söylemeliyim; “Hayat süprizlerle dolu!

Bundan tam üç yıl evvel üniversitenin üçüncü yılını tamamlamış ve İstanbul Maslak’ta bir PR ajansında staja başlamıştım. Ve stajım bittiğinde Beyoğlu’daki bir kitabevinin balkonunda aynen şunları yazmıştım:

“Çaylaklık evresini atlattım öğrenciliğin ve stajyerlik evresini de. Dört yılın sonuna varmaya çok az kaldı. Yeni insanlar ekledim hayatıma ve tabiki yolumu ayırdıklarım oldu. Olmalıydı, çünkü hepimiz bambaşka koşullardaydık ve farklı yapılara sahip ebeveynlerin elinde yetişiyorduk. Bu yüzden herkesin sergilediği tutum-davranışlar ve değer anlayışı farklıydı. Ben de, ruhuma ve kalbime en yakın olanla devam edip diğerlerine kapattım kapıyı. Çünkü, bu böyleydi. 🙏 Şimdi, öğrenci sıfatını üzerimden yavaş yavaş çıkarıyorum. Gerçek anlamda bir birey olmanın verdiği sorumluluklardan dolayı da telaşlıyım.Ama bu biraz tatlı bir telaş. Ne istediğimi biliyorum. Kimlerden destek alabileceğimi de…  Sadece sahip olduklarımı, ilgi duyduklarımı ve kesinlikle yapmak zorunda olduklarımı belli bir düzene koymam lazım. Mesela ruhumu beslemek adına bir #erbane aldım.  Ve hemen bir kursa yazılmam lazım.  Ya da şu İngilizce işini artık çözmeliyim diyip renkli kartlarla kendimi gaza getirmem lazım.  Ve tabikii #ucuzdüzen isimli blogumda beklettiğim postları girmem lazım. Ve ” şu lazım, bu lazım”  dediğim ne varsa onları bir yere de not almak lazım. Tüm bunları yapmam lazım.  Çünkü, bana ayağımın ucuna kazacağım bir uçurum değil,  güzel bir yol lazım. ✌”

Neler oldu neler!

Şimdi bu yazının üzerinden tam 3 yıl geçti. Dört yıl okuduğum üniversitede bir yandan yüksek lisans yapmaya ve bir yandan da yerel bir gazetede işe başladım. Yepyeni şeyler öğrendim. Bir sürü hikaye biriktirdim.✨ 

Çok güzel insanlar ekledim hayatıma. Çok hırslı, negatif ve beni üzen insanları ise çıkardım hayatımdan. 2017’den bu yana daha bir kalbimin sesini dinledim. Daha iyi ve farkındalıkla gördüm, hissettim çoğu şeyi. Tökezlediğimde kendimi kaldırabildim. Baş edebildim… Edebilmişim daha doğrusu. Çünkü insan bir şeyleri yaşanırken değil de, olanlar soğuduğu zaman daha iyi anlıyor. Motivasyonumun en dibe vurduğu günler de oldu. Çoğu zaman anlatmak istemeyip susmak çoğu zaman da hiç durmadan anlatmak ve anlaşılmak… 

Ama ne yaşanırsa yaşansın hep şöyle dedim, “ Bu başı sonu belli olan bir süreç ve geçecek!” İnandım! Çünkü, kalbimiz iyi kötü herşeye çok çabuk ikna oluyor. Ve bu yüzden onu güzel şeylerin olacağına ikna ettim hep! 🌾

Vee bugün kimselere söylemesem de aslında hep istediğim bir şey için bir adım attım. Bir reklam ajansında işe başlıyorum.✨Yukarıda da dediğim gibi, telaşlıyım ama tatlı bir telaş🎈Nasıl bir süreç bekliyor beni bilmiyorum. Ama sanki o turuncu günler çok yakın! 

Biliyorsunuz ama yine de

Sizi çok seviyorum🧡

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ESAS HİKAYE ŞU ASLINDA

26 Haziran 2018