Sahnenin Arkası

01

Sahne arkası diye bir şey varmış. Bilmiyordum, hem nereden bilecektim? Hiç sahnenin arkasında olmamıştım ki. Velhasıl kelam oldum, olduk. Ve gördüm ki orada sadece koşuşturma, stres ve yorgunluk değil; dostluk, samimiyet, müthiş bir enerji ve kocaman bir mutluluk varmış.  Hani şair diyor ya; Kalbimin raflarına rengarenk reçeller dizerdim. İşte öyle bir mutluluk.  🙂

Tamam sabırlı okuyucum,  çok uzatmadan giriyorum konuya. Birkaç gün önce fakültenin hemen bitişiğindeki salonda bir konferans gerçekleştirdik. Konferansımızda iletişim fakültesinde yer alan bölümler ve girişimciliği harmanlayıp anlatacaktık dostlarımıza.  Ama nasıl?  Bu o kadar zahmetli bir işti ki. Yetiştirebilecek miydik ya da iyi bir iş çıkarabilecek miydik? Çünkü organizasyonun her aşamasını biz üstlenmiştik. Yani sadece sahneye çıkıp konuşmamızla olacak bir iş değildi bu. Bunun sahneyi ayarlaması, ışığı, mikrofonu , verilen aralarda ya da sahneye çıkarken çalacak fon müzikleri, afişleri ve bültenleri vardı.  E bir de iyi bir duyurum ( ki bunda sosyal medyanın nimetlerinden bolca faydalandık)

Daha da önemli bir şey vardı ki, bu tartışılmazdı bile. Dostluk… Evet, iyi bir ekip çalışması herkes yapabilir ve iyi bir sonuç ta alabilir. Bu gayet olağan.  Fakat bir ekip çalışmasının içinde, sabırla samimiyetle söylenen ” Hayır, üzülme.  Bence gayet iyiydin. Bak gör başaracağız.”lı cümleler varsa bu iş diğerlerinden tümüyle farklı oluyor. Nitekim öyle oldu bizimki. Çünkü bitmek bilmeyen toplantılar, uykusuz geceler,  sabah erken kalkıp gecenin bir yarısı eve dönmelere rağmen dostluğu zedelemeden (hatta daha fazla kuvvetlendirerek) iyi bir iş çıkardıysak bunun açıklaması samimiyet ve sevgiden başka ne olabilirdi ki?

Demem o ki sevgili okuyucum tüm uğraşlarımızın sonunda etkinliğimizi gerçekleştirdik. Ve sahnenin arkasını , içeri girip oturmaktan (hazıra konmak ta denebilir) daha çok sevdik. Hem benim hem de diğer ekip arkadaşlarım için unutulmaz bir anı oldu.  Nice samimi ve güzel etkinliklere. 🙂

More from tastimcemberimden

Dört Kış Kitabı

  ” Ne oyun oynayan çocuklar vardı dışarıda ne de ekmeğinin derdine...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

1 × four =