Kentler ve Gölgeler

66

Geçenlerde internette ‘ Kentler ve Gölgeler ‘ adlı bir belgesel programı çıktı karşıma. İsmini daha önce duyduğum bu belgesel programını hiç izlememiştim. Merak edip izlemeye başladım. Ece Temelkuran’ın sunduğu belgeselin konusu; kitaplarında doğuya ait öğeleri, gelenek ve görenekleri,doğunun savaşlarını, acılarını sıkça işleyen ünlü edebiyatçı Amin Maalouf ve onun doğduğu şehir olan Beyrut’tu.
Ece Temelkuran belgesele  Amin Maalouf’un hayatı hakkında bilgiler sunarak başlıyor. Önce Amin Maalouf’un Beyrut’ta doğduğunu, ekonomi ve toplum-bilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladığını ve iç savaş yüzünden ülkesini terk ettiğini öğreniyoruz. Sonra o şahane eserlerin yazılmasında büyük payı bulunan ve aynı zamanda eserlerdeki ana mekan olan Beyrut’a sıra geliyor. Beyrut’un önceden Ortadoğu’nun ekonomi ve kültür merkezi olduğunu fakat 1970’lerden sonra çıkan toplumsal ve siyasal karışıklıklar ve bu yüzden patlayan İç Savaş sonucu bu özelliğini kaybettiği hakkında bilgiler alıyoruz.
Beyrut, İç savaş ve Ortadoğu derken bir de Hanzala var tabii. Yani Filistinli karikatürist Naci el-Ali’nin 10 yaşındaki, yaşananlara kayıtsızmışcasına elleri arkasında duran ünlü çocuk çizgi karakteri. Arapların sessizliğine, İsrail’in yaptığı savaş suçlarına sırtını dönmüş bu küskün çocuğa, aynı zamanda Filistinlilerin acısını temsil eden bir simge de diyebiliriz.
Belgesel  birçok önemli konuya daha değiniyor. Bunlardan benim en çok dikkatimi çeken ‘Kök, Kimlik ve Aidiyet ‘ kavramları. Amin Maalouf kök sözcüğünü sevememiş ama bundan kaçtıkça da Ece Temelkuran’ın deyimiyle ‘ kendi köklülüğüne dönmüş. ‘ Öyle olmasa onca kitabında köklerinin bulunduğu şehri ve o şehrin acılarını dillendirir miydi ? Kimlik kavramı içinse şöyle söylüyor : ‘Bence kimlik bazen, birbiriyle çelişen bir çok aidiyetten oluşuyor. Bir insanın kimliğini dini etnik, sosyoekonomik ya da başka tek bir aidiyetle açıklamaktan kaçınmak lazım. Kimlik konusunda dar , indirgeyici , dışlayıcı bir anlayış başkalarıyla yaşamayı güçleştirir. Ayrıca bir kimlik unsuru tehditle karşılaşırsa tüm kimlik onu korumak için , çevresinde toplanıp seferber oluyor. Ve bu unsur normalde  daha sakin yaşayacakken birden büyük bir önem kazanıyor.’ Bu sözler aslında ülkesindeki İç Savaşın da kısatılmış hali.
Kentler ve Gölgeler; akıcı anlatımı  (-ki bunda Ece Temelkuran’ın payı çok büyük) ve ,pastel renklerin kullanıldığı özenle çekilmiş resimler ile programın ne kadar kaliteli olduğunu ortaya koyuyor.İzlerken adeta o kentin sokaklarında, Amin Maalouf ile birlikte geziyormuş gibi bir his uyandırıyor. Bizlere Amin Maalouf kitaplarının aslında savaş, yıkım ve sancının ürünü olduğunu hatırlatıp,  kimlik,kök ve aidiyeti düşündürüp, Doğunun ve elleri arkasında duran o kırgın çocuğun sesini kulağımıza fısıldıyor.

More from tastimcemberimden

BAZI HARİKA UYGULAMALAR!

Herkese selamlar! Sosyal medyayı oldukça aktif kullanan biriyim, bunu zaten biliyorsunuz. Dijital...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

six + 4 =