Bunları Boşver, Sosyal Medya’dan Ne Haber?

 

Mutluyum, mutlusunuz,

Hiç bitmesin sarhoşluğunuz…

Gün için mis gibi bir Göksel şarkısı! Bir hafta önce yorgunluktan strese giriyor ve bir türlü uyuyamıyordum. Biliyorsunuz sebebini, anlatmıştım yazımda. Hatta yazının son kısmında Maslow’unkine benzer bir liste yapmış ve ilk ihtiyaçlara renkli ve güzel bir ajanda almalıyım, demiştim. İnanır mısınız, postu sosyal ağlarda duyurur duyurmaz, bir arkadaşım hemen aradı ve ‘ İlk ajandan benden’ dedi. Bu güzel hadise kimine göre belki çok büyütülecek birşey değil. Ama  ben çok mutlu oldum. Çünkü, UCUZDÜZEN benim dünyam! Buradan sesimi duyurabilmek ve buna geri dönüş alabilmek mükemmel bir his ve benim için önemli. İşte bu yüzden seviyorum sosyal medyayı.

Sosyal medyayı sevmemin başka sebebi daha var ki, bu da hem ‘Sosyal Ayraçlar‘ isimli çiçeği burnunda sitemizin yavaş yavaş kendini duyurması hem de bundan birkaç hafta önce, kitabını okuduğum sevgili Salih Seçkin Sevinç ile iki gün önce aynı sahneyi paylaşıyor olmamdı.Şimdi hem bir PRcı hem de sosyal medyayı seven biri olarak, önce Sosyal Ayraçlardan ardından da Salih Seçkin Sevinç abimizi fakülteye nasıl davet ettiğimizden bahsetmek istiyorum.

Sosyal Ayraçlar, kendisinden sosyal medya dersi aldığım çok kıymetli Mustafa hocamın bana ve sosyal medyayla ilgili olan arkadaşıma ” Var mısınız, dijital bir sosyal medya kitaplığı kurmaya?” teklifinin ardından açtığımız bir online kütüphane. Burada yeni çıkan sosyal medya kitaplarını okuyor ve bir iletişimci gözüyle yorumluyoruz. Daha çok eksiği var sitemizin ama dediğim gibi biz yoğunuz ve site çok yeni.

Şimdi gelelim Salih abiye  ( Abi diyorum, çünkü kendisi gerçekten hem çok cana yakın hem de muhabbeti gerçekten çok güzel ). Bu abimiz Harbiyiyorum‘un sahibi ve o çok beğendiğim Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya kitabının yazarı. Kitabında bahsettiği konulardan ve bahsederken kullandığı üsluptan fazlasıyla etkilenmiş ve “Bu adam buraya gelmeli” demiştik. Gelsin ve tecrübelerini bizlerle de paylaşsın…

Kendisini önce twitterdan ardından da diğer sosyal hesaplarından takip etmeye başladık. Ve birgün kurucusu olduğu Harbiyiyorum’un twitter hesabından “Mantının iyisi nerede yenilir? ” diye tweet atınca, yazarımızın kalbine inen yolun midesinden geçtiğini düşünerek “tabiki Kayseri’de ve hatta evde yenir, buyrun bekleriz.”diye yanıt verdik. Bir dizi hoş yazışmanın ardından da bizleri kırmayıp şehrimize gelip,fakültemizde unutulmayacak bir konferans verdi. Mesafeler kısaldı, ufkumuz genişledi, sevgimiz çoğaldı. Bu da ” Sosyal medya iletişimi zayıflatır ve samimiyeti yok eder.” klisesine kapak oldu.

Sosyal kalın ✌?

 

Yazar

fatmaadmis@gmail.com
Selam, ben Fatma, Halkla İlişkiler ve Reklam bölümü doktora öğrencisiyim. Aynı zamanda kreatif bir tasarım ajansında Dijital PR Danışmanı ve İçerik Üretici olarak çalışıyorum. Blog dünyasındaki 9.yılım. Hep şuna inandım. Hepimiz dünyaya geldiğimizde aslında bir çemberin içine doğuyoruz. Ve büyüyüp yaş aldıkça, bir şeyleri anlamlandırmaya başlayınca o çemberin içinden dışarı taşmaya çalışıyoruz. Tabi bunu yaparken çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bazı yokuşlardan yukarı tırmanmaya çalışıyoruz. O esnada bazı insanlar zorlandığımızı görünce "gel, bir de bu yolu dene." diyorlar. Halbuki gösterdikleri yol onların yolu, bizim değil. O yüzden diyorum ki yokuşlarımız yalnızca bizi alakadar eder. Çünkü çemberimizden ancak bu şekilde taşabiliriz. Burada bana ilham veren kişilerin öykülerini, okuduğum kitapları, izlediğim film ya da belgeselleri yani beni çemberimden taşıran şeyleri paylaşıyorum. Eğer sen de ilhamını bulmak ve çemberinden dışarı taşmak istiyorsan bu öğrenme yolculuğunda bana eşlik edebilirsin.

Comments

17 Aralık 2015 at 19:27

Seni ve sizin ekibi sevgiyle takip ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.
Bu arada yazılarını da severek okuyorum Fatma. Anlatım dilin pek cici.
Bu eksenden hiç uzaklaşma.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SELAM İSTANBUL!

17 Aralık 2015