Çizgili Pijamalı Çocuk

– Senin adın neydi?

– Bruno, dedi.

– Bu adı hiç duymadım, dedi Shmuel.

– Ben de senin adını daha önce duymadım, dedi Bruno. ” Shmuel” diye tekrarladı. Söylerken çıkan ses hoşuma gitti. ‘ Kulağa,rüzgar esintisi gibi geliyor. ‘

– Bruno, dedi Shmuel, başını mutlu bir şekilde sallayarak, ” Evet, sanırım ben de senin adını sevdim. Isınmak için kollarını ovuşturan birinin sesi gibi geliyor.

Bu diyalog yaşları henüz dokuz olan, biri Yahudi bir Alman iki çocuğun, aralarındaki tel örgüye aldırmaksızın yaptığı ufak bir sohbet.

 

Tıpkı Şeker Portakalı’daki Zeze gibi keşif yapmayı seven, babası bir Alman kumandan olan iyi yürekli dokuz yaşındaki Bruno, bir sabah babasının görevinden dolayı, trabzanlarından zevkle kaydığı evinden ayrılmak zorunda kalır. Yeni evini, sokakta hiç çocuk olmadığından, bir türlü sevemeyen Bruno, birgün odasının penceresinden bakarken, uzakta tel örgülerin ardında bir sürü insanın olduğunu görür. Ve keşif yapmayı sevdiği için hemen dışarı çıkar ve tel örgülerin olduğu yere doğru gider. Ve orada tel örgülerin ardında çizgili pijama giymiş kendisiyle aynı yaştaki Yahudi Shmuel  tanışıp arkadaş olurlar. Ama Yahudi ya da Alman olmak, dokuz yaşındaki iki çocuk için neyi ifade eder ki ? Peki ya büyüklerin gerçekleri ?

Tags from the story
, , , ,
More from tastimcemberimden

Branding Türkiye’den yeni yıl hediyesi !

Merhaba, Günün yazısı sektörden ! Özellikle iletişim sektöründe olan ve sektörel yayınları...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

8 − 8 =