* Motivasyon Ektedir !

Plie 100%

Selamlar sevgili okur !

Meyvesini alınca uğraştığımız işlerin, yorgunluklar bitiyor, üşengeçliğin yerini deli bir pratiklik hali alıyor. Hatta kendimden örnek vereyim, yeniden doğmuş gibi hissediyorum kendimi ve hemen renkli bir ajandaya ( başta yarım bıraktıklarım olmak üzere) kocaman harflerle bir ” Y A P I L A C A K L A R   L İ S T E S İ ” başlığı atıyorum. O listede bazen hemen okumam ya da tıklayıp bakmam gerekenler oluyor, bazen de yıkayıp katlamam gerekenler… Yani yapmalıyım dediğim şey her ne olursa olsun ( kılıfını değiştirmeliyim dediğim bir yastık bile olsa) içe yönelik bir toparlama, düzeltip yerine koyma ve yeniden başlama anları için atılan en çok radikal adım bence. Bu, yaptıklarım arasında her zaman en işe yarayanıydı, hala da öyle!

Ve dört yıllık lisans eğitimini geride bırakalı henüz iki üç haftam olmuşken, listelere defalarca yazdığım halde yapamadan kaybolup gidenlerime kuru kuru yakınırken, halini hatırını sormayı ertelediğim dostlarımın bana nasıl kırıldığını düşünüp kendimi yiyorken ( evet, sahiden tam da bunları düşünüyorken ) bir telefon aldım bugün. Yakın dostumla ve çok sevdiğim hocamla birlikte, editörlüğünü yaptığımız sosyalayraclar isimli sitemiz, Trt’nin Geleceğin İletişimcileri yarışmasında, Yeni Medya dalında ilk üçe girmiş. Bu o kadar muazzam bir haber ki !

Yani, evet, bir yarışma olur ve birkaç arkadaş toplanıp deli gibi çalışır. Sonunda da bir ödül alırlar. Ya da herhangi biri tek başına hazırlanır ve tekrar ödülü kapar. Bunlar gayet mümkün olan şeyler. Fakat, üç farklı hayatın (ki herbirinin bambaşka işi-uğraşı varken) uzun vadeli olacağına inandığı ortak bir iş için birlikte yola çıkması ( asla bir yarışmaya gönderme amacıyla yapılmış bir proje değildi) yaptıkları işe canı gönülden inanması, motivasyonlarının en dibe vurduğu anlarda bile birbirlerini hep aynı samimiyet ve anlayış ile karşılaması… Bunlar o kadar güzel ve kıymetli şeyler ki… Ve bunu dışardan birinin (kurumun) farkedip, adeta “Bak bunu beğendim, bence devam etmelisin” dercesine bizi bir ödülle dürtmesi haliyle çok mutlu etti.

Ve şuan, başta da bahsettiğim “yapılan işin meyvesini alınca gelen o tezcanlılığın” içindeyim. Yine yeniden doğmuş gibi hissediyor ve başta yarım bıraktıklarımdan başlamak üzere yepyeni bir “yapılacaklar listesi” hazırlıyorum. Yine belki ufkumu açacağına inandığım film ve kitaplardan tutun da, yatırmam gereken telefon faturasına, hatta toplamam gereken odama kadar birçok ayrıntıyla dolup taşan bir liste… Bu ayrıntılar bence, biraz da içimizdeki evi toplamakla aynı şey olduğundan herbir madde çok önemli. Ve sonra en sevdiğim kısım gerçekleşecek. Benim planlayıp sıraya dizdiklerim, hayatın benim için sıraya dizdikleriyle çarpışacak. Sonuç mu? Sabırsızlıkla bekliyorumm! ?

More from tastimcemberimden

BİRBİRİNE DEĞEN HAYATLAR

Ömer Hayyam’da oturduğumuz yıllar başkaydı.  Küçük evimizle yüreğimizin kapılarını herkese açıp telaşlı...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × two =