Kar Bastırır Birazdan

‪Ne için yorulduğumuzu bilmediğimiz, telaşlı, yüzeysel zamanlar yaşıyoruz. Gidiyoruz, aynı duraklarda saatini ezberlediğimiz, güzergahını gözü kapalı bildiğimiz otobüslere, metrolara tıkış tıkış doluşup gidiyoruz. İşe ya da okula…

( Parka gidemeyecek kadar büyüdük, parklara gidemiyoruz. )

Şoförün hangi durakta, ” Arkaya doğru ilerleyin!” diyebileceğini bile tahmin edebiliyoruz. Kırmızı, Sarı ve Yeşil. Geçip gidiyoruz. Saçlarımızda birkaç tel daha renk değiştiriyor, kimin umrunda?

Herkes yüzeysel, herşey yüzeysel. Canımız kolay kolay acımıyor. İki tweet atsak rahatlıyoruz. Öyle ya, şair boşuna demiyor; “Omuz omuza günlerin vakti geçti.” Kimse kimseyi, artık, çay demleyip çağırmıyor.

Haberler… Hakkında en çok yorum yapılan hastag neyse, toplumun canını en çok o acıtmış oluyor. Acılarımız yüzeysel… Düşünüyorum, çıkamıyorum işin içinden. Neyse boşver, biraz alışveriş kime iyi gelmez ki, diyorum. Malum, durmadan yenileniyor herşey. “Üzülerek, ancak zamanın gerisinde kalırsın, bu yüzden unut ya da geriye it. Sonra yenilen! “

Yenilenmek zorunda mıyız? Aydın olabilmek bunu mu gerektiriyor? Belki eskimiş kıyafetleri, kitapları, evleri, eşyaları… Belki tüm bunları yaşanmışlık koktuğu için seviyorumdur. Postmodernizm, midemi bulandırıyor !

Kar bastırır birazdan. Kestane sever misiniz? Ben mesela kışın kestane yemeyi çok severim. Bir de kar yağarken kahveci dükkanlarına koşmayı, sıcak çikolatayı, ellerimi sıcacık bardakla ısıtmayı… Ya da otobüsteysem, buğulanmış camlara sevgilimin baş harfini yazıp kalpler çizmeyi, sabahları birkaç sayfa Didem Madak, gün ortasında Ezginin Günlüğünden, Yeni Türkü’den şarkılar mırıldanmayı… Bir de Jehan ve Nazan var. Ah ne kadınlardır onlar!

Ne çok şey var sevdiğim ve hepsi bedava. Ama zaman işte, zaman. Ve zamanı diken üstünde yaşamamıza sebep olanlar, zamanın tahtı yıkılmaz, kalp kırpmaktan korkmaz kralları… Düşünüyorum, düşündükçe deliyorum. Belki de beliriyorum. Bu yüzden daha az seviliyorum. Her neyse…

” Bu çağda, minnacık ta olsa, hislerimize dokunan birşey bulursak, en mutlusu biz oluyoruz.‬ ”  Kafam çok karışsa bile, en çok bunu iyi biliyorum. Biraz iyi oluyorum. Olmasam, O’na sarılıyorum.

Sarılın,

Söyleyin,

Kar,

Kar başladı yağmaya, iyi değerlendirin.

 

More from tastimcemberimden

BENİ KÖR KUYULARDA

Merhaba, Uzun bir zamandan sonra yine Hasan Ali Toptaş kitabı okumanın heyecanı...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

one + eight =